Beşiktaş 1-1 Başakşehir

Bazen kendini o kadar sıkarsın ki; ”Bu maç mesaj maçımız, mesajı vermeliyiz!” deyip, kendini dış dünyaya kapatırsın. 43 yaşında da olsan serde taraftarlık vardır çünkü.

Gözler rakip falan görmez, geçen sene şampiyonluk yarışını yaptığın, bu sene direkten dönüp Şampiyonlar Ligi’ne gidememiş takım mı len bu hafta rakip?

”Bana ne kardeşim. Artık bu maçı alacağız, lami cimi yok!” der geçersin. Geçersin de, tribünden bol bol ismini andığın adam geçer karşına maç sonu, çatır çatır konuşur suratına;

”En büyük opsiyonları kanat ortaları bu sene. Liginde en çok orta yapan takımına önlem aldık, alanı genişlettik.” der, gerçek dünyaya şak diye döndürür seni.

”Sahi artık tek opsiyonu kanat ortalarımı takımın yahu!” diye bir düşünce alıverir seni yorgun argın geldiğin evde; ”Yok be babacım!” diye düşünür, sabahı sabah edersin. Kahvaltıda da; ”Ulan harbiden öyle mi yoksa????” diye hala düşünürsün.

”Monaco’da önlem alamadı be kardeşim”

Q7’NİN TAKIMI MI?

Geçen sene ”Q7 nin üstüne gitmeyin, bu takımın lideri olması onun suçu değil. Bunu kucağında buldu.” yazılarım artık sanırım değerini buldu. Kıssadan hisse; “Oyun da artık onun oyunu.”

Geçen sene Şenol hocanın eldeki oyuncular sebebi ile oyunu Q7 ve Talisca üstüne kurmak zorunda kaldığı, Talisca’nın da golcülüğü ile bu fikri beslediği, ”Aman abi Talisca bonservisini alalım.” kampanyaları ile coştuğumuz zamanlar. Çok uzak değil yani.

O zaman yine tekrar edelim; 34 yaşında bu efor ile oyun liderliğini eline alıyorsa Q7, onun üstüne çıkacak ”performans” yoksa eldeki kadroda, ya yanlış oyuncu tercihleri yapılmıştır, ya da yanlış giden başka şeyler vardır.

Bunun için de bana sadece Q7 yi alkışlamak kalır…

PAS MI? GENİŞLİK Mİ? HEPSİ Mİ?

Beşiktaş ”Pas takımı” kimliği bırakıp, ”Kenardan gelen” takıma dönüştü ise, neden Şampiyonlar liginde durdurulamıyor bu taktik diye sorabiliriz pek ala ancak esas sorulacak sorular şudur;

– 2 sene Şampiyon takımın, züpper ligde hedef haline geleceği belli iken, her takımın Şampiyonu yenmek için en üst düzey odaklanma ile mücadele edeceği ortada iken, Abdullah Avcı gibi seni daha önceden de defalarca çalışmış ve başarılı olmuş hocalar ve takımlara karşı, Beşiktaş takımının oyununu ”mix” lemek ve çok daha çeşitlendirmek amaçlı oyuncu takviyesini yapabildik mi?

– Oynadıkları dakikalar az olsa da, tarihin en iyi kadrosu denilen ”bench/kulübe” gerçekten istenen katkıyı verebildi mi?

-Cenk’in üst düzey atılımı ve yine az dakikalarına rağmen, bu kariyeri muhteşem adam (Negredo) gerçekten  Şenol Hocanın istediği özelliklere sahip midir?

– Lens mevcut ”kenar oyununa” uygun, dar alanda bire birlerde adam eksiltebilecek oyuncu mudur? Yoksa patlama gücü ile önüne atılan toplarla iş yapabilecek oyuncu mudur? İkinci şık size ve bana daha doğru geliyorsa, psikolojik transfer yerine, ”takıma uygun ve faydalı” transfer daha doğru olmaz mı idi?

– Medel stoper midir? Yoksa Atiba’nın alternatifi midir? Sana lazım olan Medel mi idi yoksa 8.5-10 numara, ya da ne derseniz deyin komple bir orta saha oyuncusu mu idi?

Bu soruların cevabını verebildiğimiz zaman, aşağıdaki resminde cevabını verebileceğiz ;

 

HER ZAMAN PAPAZ PİLAV YEMEZ!

”Hedef takım” haline gelmiş isen, oyununa 3-4 çeşit silah daha eklemek zorundasındır. Her zaman ”maç seçiyorlar” kelamına sığınamazsın.

İngiltere’de 4’lü ve 5’li orta saha modelleri havalarda uçuşuyor iken, Real Madrid finalleri Modriç-Kroos-İsco-Asensio hattı ile kazanır iken, sen yukarıdaki gibi 4’lü orta saha setlerine, her zaman ve sadece orta saha olmayan Talisca ile karşı koyamazsın! Hele ki Talisca bu halde iken..

Bu takviyeleri doğru ya da şanslı yapmaz isen de, Babel’siz oyunda onun açığını kapatamaz, 3 kere kenar oyuncusu değiştirip, sonuç alamazsın.

Başakşehir gibi kısa paslarla, geniş alanda oynayıp, senin yapman gereken presi sana yapan takımlara karşıda maalesef çaresiz kalırsın.

Sürekli uzun toplara mecbur kalır, tribünde ”Pepe-Caner vurmayın artık olm!” diye kendini yırtarsın da, duyan olmaz…

SONUÇ?

Bitmedi…

”Ulan takımı gömdün nasıl bitmedi” diyenleri duyar gibiyim de bitmedi işte ;

9 haftada lig biter diyen adam kusura bakmayın toptan falan anlamayan adamdır. Pazar geceki ömür tüketen eziyetten sonrada bunca soruna rağmen, Beşiktaş takımı geri gelemez diyen adam, toptan zerre anlamayan adamdır kardeşim.

Savaşmadan, mücadele etmeden, kutsal ittifaka karşı durmayan zaten bizden bile değildir.

Sezon sonu, Toşiç’in beraberlik golüne ”Ulan ne hayati golmüş” diyebilmek için, safları bozmayın Beşiktaşlılar. Gün mücadele günüdür…

Cem Göncü

Bir Cevap Yazın