Mutluluk

“Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım”

― Oğuz Atay, Tutunamayanlar

 

Dün gece, Gökhan Dağıstanlı “Beklemiyorum, yaşıyorum…” diye bir tweet attı. Daha derin, kişisel ve çok muhtemel başka bağlamda yazılmış olsa da, bu iki kelime aklımda döndü durdu; Oğuz Atay’ın yukarıdaki cümleleriyle eşleşti.

Şampiyonluk geliyor. Ve inanın tadını çıkarmak için biraz da yaşamayı bilmek gerekiyor.

Önce Hoca’yı sonra transferi konuşmaya başladık. Yakında bonservis, borç, “o adama o para verilir mi?” döngüsü de başlar. Eskiden çabuk tüketirdik yaşananları, artık yaşamayı bile bekleyemez olduk.

Oysa mutluluk tüketilen değil köpürtülen bir şey. Sadece kendini kollarına bırakmayı bilmek gerekiyor. Anın içinde kalabilmek.

Uzun ve yorucu yolculuklarla varılan hedefler, ayak basılan o zafer toprakları; bir süre konaklamayı hak ediyor.

Olabildiğince çok Beşiktaşlıyla bir araya gelerek, sarılarak; beraber haykırarak, şarkılar söyleyerek kutlayın gelecek şampiyonluğu.

Beşiktaşlı günler; hayattan zaman çalabildiğimiz, istediğimiz gibi gitmeyen her şeyi unutabildiğimiz, Beşiktaş ortak hafızasına bağlanıp, hayata Kartal’ın gözünden bakabildiğimiz değerli teneffüsleridir yaşamanın.

Daha kaç tane göreceğimizi bilmediğimiz bir Beşiktaş mihenk taşına beraberce ulaşmışken, uzatabildiğimiz kadar uzatalım bu anları.

Varsın; bütçe, transfer, borç-harç biraz beklesin. Birkaç günlüğüne “gülmeyi bilen çocuklar” olalım.

Bir de kısa sezon vedası…

Acısından bile güzellik çıkarabildiğimiz, dolu dolu yaşanan ve her adımını beraber attığımız bu sezonda çelik bir çekirdek gibi sıkı duran tüm Beşiktaşlı kardeşlerim ve arkadaşlarımla gurur duyuyorum.

Hedefte değilse de metotta anlaşamadığımız Beşiktaşlılar mutlaka olmuştur. Onlar da haklarını helal etsinler. Niyetin kötü olmadığından da müsterih olsunlar.

Biz bildiğimizi söylemeye, itirazlarımız varsa uygun gördüğümüz zamanda dile getirmeye ve çevremize bize benzer Beşiktaşlıları toparlamaya, kısmet olursa, önümüzdeki sezonlarda da devam edeceğiz.

Kendi adıma, şartlar gerektirmezse ve yazma kaşıntısı tutmazsa önümüzdeki 15 günü hiçbir şey düşünmeden kutlamaya ayırmayı planlıyorum.

Sonrasında büyük Beşiktaş çınarının gölgesinin altında yeniden toplanırız.

Mutluluğu, umudu, mücadeleyi bir Kartal’ın kanadında arayan tüm dostlara selam olsun.

 

Cem Fante

Bir Cevap Yazın