Fabrika Ayarları

Beşiktaş hiçbir şeyi kolay elde etmez.

Bu cümleyi kaç kere yazılarımda kullandım bilmiyorum. Yine de benim bile durup-düşünüp, bunu kendi kendime hatırlatmam gerekiyor. Başarılı sezonlar, şampiyonlukların verdiği mutluluk; böyle kuvvetli bir ağrı kesici işte. İnsana hayatının normal akışını unutturuyor.

Biraz zamanın ruhu, biraz sosyal medyanın gücü, biraz doğal rakiplerimizin kötü yönetilmesi ve çokça bizim doğru yaptıklarımız terazinin ağırlığını eşitledi. Kenetlendiğimiz zaman sahada kazandığımızı masada vermeyecek bir camia haline geldik.

Bunun; yani eskisinden daha güçlü olmamızın, ne anlama geldiği, kafamızda tam oturmadı sanırım.

Bir an önce zaferin doğuştan gelen hakkımız olduğu, doğal favori olduğumuz, sahaya çıkmamızın galibiyeti getireceği hissiyatından çıkmamız lazım. Hızla Beşiktaşlılığın fabrika ayarlarına dönmemiz gerekiyor.

İşin saha kısmıyla ilgili yapabileceklerimiz sınırlı.

Kendi kendimize; “favori oyuncularımız – nefret ettiğimiz oyuncularımız” gibi sahaya yansıyacak bölünmeler yaratmamayı başarır; yeni transferlere “ışıltılı yeni oyuncaklarımız” muamelesi yapıp 2 yıldır şampiyonlukta pay sahibi olanları küstürmezsek, her zaman yaptığımızı yapıp tribünleri sahanın enerji kaynağı haline getirmemiz yeterli.

Sahanın dışında gerekenler, biraz daha karışık.

Herkesin en iyi oyununu oynayacağı takım olacağız. Üst üste 3.şampiyonluğuna giden takımın bundan kaçma şansı yok. Sırtımızda bir hedef tahtasıyla geçecek bu sezon.

Üstelik, geçmişten gelen ve son iki yıldaki başarıyla sayıları artan, birkaç Anadolu takımıyla olan husumetimize; doğal rakiplerimizin küçük uyduları gibi davranan kulüplerle yapacağımız sıkıntılı maçlar da eklenecek.

Bu noktada artık biraz politik davranıp, maç günü tribün faaliyetleri ve sosyal medya ergenlikleriyle, bu sıkıntılı maç sayısını daha da arttırmamaya gayret edelim. Kendi işimizi daha da zorlaştırmanın, her maçı düşman atmosferde oynamanın bir manası yok.

Söylediğimin çoğu kişinin hoşuna gitmeyeceğinin farkındayım ama, artık bizim tansiyonu düşüren taraf olmamız gerekiyor. Eskiden kaybedecek bir şeyi olmayan bizdik. Şimdi kazandıklarını koruması gerekeniz. Bir ince ayar şart.

Bir takımın üstü üste 3 yıl şampiyon olması, o takım hariç, kimsenin isteyeceği bir şey değil.

Suçu kendinde aramayanlar ülkesinde olduğumuz için; diğer takımların başarısızlıkları sürdükçe; yayıncı da, federasyon da, hakemler de onlara karşı yükselen homurtunun giderek artacağının farkındalar. Bu yılın bir gönül alma yılı olmaması için, elimizde dilimizde ne varsa, ortaya dökmemiz lazım. Bu konuda bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum.

Takım sezon içinde iniş çıkışlar yaşayacak. Saha dışında da lobi faaliyetlerinin kaçınılmaz sonucu olarak bazen biz rakiplerin, bazen de rakipler bizim altımızdaki halıyı çekmeyi başaracak ve tökezleyeceğiz.

Yükselen beklentilerimizin bizi Beşiktaş’ımıza karşı “hataya tahammülsüzlüğe” itmemesine dikkat etmemiz lazım. Bizim rolümüz yaraları sarmak. Beklentilerimizi yükseltenlerin de bu teknik kadro, yönetim ve oyuncular olduğunu hatırlayıp, hoşgörüyü elden bırakmayalım.

Sezona bir yenilgiyle başladık. Parçası olmanın insanda bir kirlenmişlik hissi bıraktığı; rakip taraftarı, sahası, hakemi ve yayıncısıyla her yerinden kalitesizlik akan bir organizasyonu ciddiye alamıyorum.

Bu Beşiktaş’ın çıktığı her maçı kazanmasını istememle ve kazanamadığı zaman ruhumu kaplayan karanlıkla çelişmiyor.

Biz Beşiktaş’ın kaybettiği “şeylere” değil, Beşiktaş’ın kaybetmesine üzülüyoruz.

Yine de bu akşamki maç üzerine düşünmenin sonu; “şampiyon olduğumuzdan beri her şeyi yanlış yaptık” noktasına değil, yapmamız gereken birkaç doğru hamle daha olduğuna çıkmalı. Panikle verilecek refleks tepki yerine, katkı sağlayacak rasyonel adımlara ihtiyaç var.

Son olarak; benim böyle büyük büyük laflar ettiğime bakmayın. Oturduğum yerden âlemlere nizam verme havalarına girmenin, haddim olmadığının farkındayım. Ama doğru bildiklerimi söylemezsem de üzerime düşeni eksik yapıyormuşum gibi geliyor. Ne kadarı aklınıza yatarsa, o kadar önemseyin.

Sizlerle beraber bir şampiyonluk sezonunda daha omuz omuza yürümekten gurur duyacağım. Biz elimizden gelen her şeyi yaptık diyeceğimiz bir yıl olsun.

Yaşasın Beşiktaş mücadelemiz!

 

Cem Fante

Bir Cevap Yazın