Zorlu Viraj – 3

Hem lig hem de Şampiyonlar Ligi için çok önemli bir sürece giriyoruz. Devler liginde hedefimiz; evimizde karşılaşacağımız Porto karşısında en az bir beraberlik alarak, Leipzig deplasmanı öncesi grupta birinciliği garantilemek. Ligde ise; GS maçına kadar puan kaybı yaşamadan ilk iki maçı atlatıp, evimizde oynayacağımız derbi ile ligin gidişatını ilk yarı itibariyle lehimize çevirmeyi hedefleyeceğiz. Yirmi gün sürecek zorlu fikstürde bir de Türkiye Kupası maçına çıkacağız.

Nerede Kalmıştık?

Zorlu Viraj – 2’de ikisi Monaco ile olmak üzere toplam altı karşılaşmaya çıktık ve maçlar şu şekilde sonuçlandı;

Söz konusu altı maçlık süreci yazarken lig için puan kaybı yaşamayacağımızı, Şampiyonlar Ligi için ise iki maçta Monaco’dan alınacak toplam dört puanın yeterli ve hatta bizi gruptan kesin olarak çıkartacağı düşüncesindeydim. Her ne kadar biz Monaco karşısında istediğimizi almış olsak da, Porto ve Leipzig’in kendi aralarında oynadıkları karşılaşmalardan gruptan çıkmamızı kesin olarak sağlayacak sonuçlar gerçekleşmedi. Fakat oluşan tablo bize grup birinciliği için büyük bir avantaj sağladı.

Bu süreçte asıl can sıkıcı olan; beklenmeyen Gençlerbirliği mağlubiyeti ve Başakşehir beraberliği ile birlikte ligde dört hafta üst üste puan kayıplarının yaşanmasıydı. Şenol Güneş yönetiminde ilk kez oluşan bu olumsuz tablo ise rakiplerin puan kaybettiği 10. haftada, Alanya deplasmanında gelen Negredo’nun son dakika golüyle kırıldı ve Göztepe karşısında ortaya konan güzel futbol ve elde edilen üç puan tamamen tersine döndü.

Aynı süreçte bazı performansların ise özellikle altının çizilmesi gerekiyor. Fabri’nin hem ligde hem de Şampiyonlar Liginde ortaya koyduğu performans bunlardan birisiydi; birçok kez “Maç kazandırmıyor!” eleştirilerine maruz kalan Fabri’miz, bu süreçte gerçekleştirdiği kurtarışlarıyla “Maçı çeviren, kurtaran.” ve hatta “Maç kazandıran.” bir performans ortaya koymayı başardı.

Bir diğer isim ise elbette Tolgay; Ozi’den Gençlerbirliği maçı sonrası formayı kapan ve ortaya koyduğu performans ile Alanya maçı hariç tüm maçlarda ilk 11 başlayan Tolgay’ımız, bu maçlarda bir asist ile de skora katkıda bulundu. Ama daha da önemlisi orta saha rotasyonu açısından Şenol Hoca’ya güvence vermesiydi.

Anılması gereken diğer bir isim ise Babel. Yıllar sonra milli takıma da seçilen ve orada da golünü atan Babel; bu süreçte kırmızı kart gördüğü Gençlerbirliği maçı ile beraber toplam iki maç kaçırmasına rağmen takımına 2 asist bir de gol katkısı yaptı. Ortaya koyduğu performansla ise şu ana dek takımın en önemli parçalarından biri olduğunu ispatladı.

Ve tabii ki Tosun Paşa. Fazla söze gerek yok; Cenk’imiz parlamaya devam ediyor. Altı maçlık bu periyotta bulduğumuz 10 golün 6’sında onun imzası var.

Zorlu Viraj – 3: İki Önemli Maç

Kişisel olarak performanslar bu şekildeyken ve genel olarak takım performasının da sezon başına nazaran çok daha iyi olduğu bu dönemde zorlu bir fikstürün içerisine giriyoruz. Yalnız bu zorlu fikstürü oluşturan öncelikli etkenin rakiplerden ziyade maçların yoğunluğu olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Bu dönemde Şenol Hoca istemese de zorunlu olarak rotasyona başvurmak zorunda kalacak gibi duruyor. Öncelikle yirmi gün sürecek bu periyota bir bakalım;

Rotasyon demişken, ilk iki lig maçımıza da bu bağlamda değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Cenk, Oğuzhan, Pepe ve Babel gibi oyuncularımızın milli takımdan yorgun veya hafif sakatlıklarla döndüklerini düşünürsek; ve söz konusu iki maç arasında çok önemli bir Porto maçının da varlığını hatırlarsak bu iki maçta rakiplerin ne yapacağından ziyade kadroda yer alan isimlerin, yani sahaya çıkan takımımızın ne ortaya koyacağı sorusunun daha önem taşıdığını düşünmek hata olmaz. Yoksa hem Akhisar hem de Malatya şuan için bizim önümüzde tehdit oluşturabilecek rakip değiller – Akhisar: Oynadığı on karşılaşma sonunda aldığı 5 galibiyet 2 beraberlikle ligde 9. sırada. Yeni Malatya: Elde ettiği 4 galibiyet 2 beraberlik ile ligde 11. sırada.- Yazının başında da belirttiğim gibi ancak hatasız bir şekilde dönmemiz gereken ve Gs maçına mental olarak rahat çıkmamızı sağlayacak hedef maçlardan öte değiller.

Türkiye kupasında karşılacağımız Manisaspor –Tff. 1 Ligde 17. sırada- maçını da bir kenara koyarsak geriye kalan üç maç üzerine yoğunlaşabiliriz. Gerçi Porto maçında elde edeceğimiz bir veya üç puan Leipzig deplasmanını -1.5M euro’luk performans bonusu dışında- formalite maçına dönüştüreceğini de unutmayalım.

Porto

Şampiyonlar Ligi G grubu 5. maçında Salı günü evimizde Porto ile karşılaşacağız. Elde ettikleri iki galibiyet ile bizim ardımızdan ikinci sırada yer alan Porto, ligde ise yoluna dolu dizgin devam ediyor. Ligde oynadığı maçlarda henüz mağlubiyeti olmayan Portekiz ekibinin sadece bir beraberliği bulunuyor. Ayrıca bulduğu 30 gole karşılık yediği gol sayısı yalnızca 4.

Kişisel performaslarda ise ilk maçta bize karşı cezası nedeniyle forma şansı bulamayan eski dost Aboubakar ön plana çıkıyor; 11 lig maçı ve 3 Şampiyonlar Ligi maçına toplam 12 gol 2 asist sığdıran Kamerunlu oyuncu performansının en üst noktasında. Onu ise 8 gol 4 asist ile Moussa Marega takip ediyor.

Maçın zorlu geçeceği muhakkak. Ancak her iki tarafında beraberliği kötü sonuç olarak görmeyeceğini düşünürsek, maçın sonunda istediğini alan taraf olmamız çok muhtemel. Özellikle şu ana dek ortaya koyduğumuz yüksek performans ile ve hatta Vodafone Park’ın ambiyansının ünü tüm Avrupa’ya yayılmışken, Porto’nun maça temkinli çıkacağını belirtmek gerekiyor. Bu da bizim diğer bir avantajımız olacak.

Galatasaray

Yine yazının en başına dönmek gerekirse, derbi mevcut durumda ilk yarının en önemli maçı konumunda. Elbette her şey bitmeyecek ama bir galibiyet ile rüzgarı tamamen arkamıza alabiliriz. Evimizde oynayacağımız söz konusu maça kadar kayıpsız gitmek ne kadar önemli ise aynı şekilde rakibimizin aynı periyottaki maçlarından çıkacak sonuçlar da o kadar önemli olacak. İlk olarak Başakşehir ile deplasmanda karşılacak rakibimiz, sonrasında ise Alanyaspor evinde oynayacak.

Spor kamuoyunun çokça şişirdiği Gs’ın ciddi rakipler karşısında fazla varlık gösteremediğini de belirtmeden geçmeyelim. Fb ile berabere kalan rakibimiz, Trabzon’a ise mağlup oldu. Elde edeceğimiz bir galibiyet ilerisi için onların tartışılmasına neden olacaktır ve bu; üzerlerindeki baskıyı artıracaktır.

Leipzig

Hali hazırda önemliler arasındaki en önemsiz maç Leipzig karşılaşması ve temennim ise Çarşamba günü de böyle kalması. Porto maçı söz konusu maçı tamamen formalite maçına da dönüştürebilir, final maçına da. Aklımızın ucuna dahi getirmek istemiyoruz ama böyle bir olası durumda, geçen seneki Kiev maçı kadar keskin bir final maçı olmayacağını da unutmayalım. Beraberlik ve hatta bir farklı mağlubiyet dahi bizi gruptan çıkartmaya yetebilecek.

Son olarak Leipzig’in, Bayern’in ardından liginde ikinci sırada olduğunu ve yine Almanya kupasında Bayern’e penaltılar sonucunda elendiğini hatırlatalım. Son maçlar öncesinde grup ne şekilde gelişirse gelişsin, bizi Almanya’da zorlu bir atmosfer bekleyecek.

Saygılarımla…

Ufuk Küçükdağlı

Zorlu Viraj – 3” hakkında 1 yorum var

  1. Ramazan (Adige) on

    Futbolda topa yüzde kaç sahip oldunuz kaleye kaç şut attığınız şayet 3 puan alırsanız bir anlam ifade eder. İçeride ts ve Akhisar dışarıda Gençlerbirliği maçlarında kaybedilen puanların maalesef telafisi olmayacak gibi görülüyor. Ligin genelinde kaybedilecek puanların %90 ilk 12 oniki haftada kaybettik buda demek oluyor ki Kalan 22 haftada şampiyonluk için 19 galibiyet gerekiyor buda ligdeki istikrarsız gidisimiz göz önüne alınınca pek mümkün gözükmüyor. Bu sezon Cl grubundan çıkmak için gelecek sezon Cl kalma işini baya zora soktuk.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.