Mario Gomez’in Die Welt’te Yayınlanan Röportajı

Kabahatin büyük bir kısmı bende”

Wolfsburg krizde. Milli oyuncu Mario Gomez takım içindeki problemler ve kendi hataları hakkında alışılmamış şekilde açık konuşuyor. Ayrılan Julian Draxler’i savunuyor.

Mario Gomez için inişli çıkışlı (roller coaster benzeri) bir yıldı. 31 yaşındaki oyuncu Fiorentina’dan Beşiktaş’a transfer olduktan sonra yeni takımıyla Türkiye şampiyonluğunu kazandı ve 33 golle gol kralı oldu. Daha sonrasında ise çeyrek finalde geçirdiği adale sakatlığına kadar Avrupa şampiyonasında milli takımın gol yollarındaki etkili ismi olarak oynadı. Temmuz ayı içerisinde büyük bir hırsla ve şampiyonluk beklentisiyle Wolfsburg’a transfer oldu. VW’nin şehriyle beraber fiyasko yaşayan Gomez, geçen haftalarda bulduğu sonucu etkileyen golleriyle tüm yüklerinden kurtuldu. Röportajda Gomez zirveye çıkışında ve zirveden inişinde neler yaşadığını anlatıyor.

Bay Gomez, 2017’den beklentileriniz nelerdir?

Gomez: Eğer sadece spora indirgersek başarılı olmamızı umuyorum. Özel olarak ise kendim, sevdiklerim ve arkadaşlarım için sağlık ve güzel vakitler diliyorum. Ayrıca tüm dünyada barış!

Sizin için muhteşem başlayan bir yılı geride bıraktınız: Beşiktaş ile birlikte şampiyonluk ve aynı zamanda 33 golle gelen gol krallığı. Bu nasıl hissettirdi?

Gomez: 2015 de güzel bir yıldı. Fiorentina’da sezonun ikinci yarısında eski gücümü tekrar buldum. İstanbul’a gittiğimde ise kariyerimi yavaş yavaş sona erdireceğimi düşünenler bana güldü. Ne var ki Beşiktaş’taki zamanlarım bir kazançtı. Şampiyonluk kutlamalarındaki günlerimi kesinlikle hayatım boyunca anlatacağım.  Daha önce bunu birçok kez yaşadım ve başarılar kutladım; mesela 2013’de Bayern Münih ile Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu.  Ancak İstanbul’da yaşananlar eşi benzeri olmayan, saf coşkudan ibaret idi.

Hemen ardından tekrar milli takımın ilk seçeneği oldunuz.

Gomez: Transferden beklentim gerçekleşti.  Beşiktaş’ta istikrarlı bir yılım oldu ve bu sayede hazır hale gelebildim. Üzülerek kaçırdığım 2014 Dünya Kupası zamanından beri en büyük dileğim tekrar milli takım için oynayabilmekti. Her ne kadar 2016 Avrupa Şampiyonası mutlu sonla bitmemiş olsa da içerisinde bulunmak iyi bir histi. Çok duygusal ve yoğundu. Katılabildiğim her antrenman ve maç benim için ayrı birer deneyimdi.

2016 yılı ayrıca fazlaca takdir edildiğiniz ve size atfedilen büyük değerin tadını çıkardığınız bir yıl oldu. Uzun zamandır bu düzeyde bir durum söz konusu değildi.

Gomez: Genç bir oyuncuyken insan takdir edilmek istiyor. Bende de öyleydi. Ancak Fiorentina’da sakatlıklar sebebiyle işler yolunda gitmediğinde fark ettim ki hayat, maksimum başarı ve takdir edilmeye çalışmaktan fazlasını içeriyor. Bazen bırakabilmenin de önemli olduğunu fark ettim. Yaşla ve tecrübelerimle futbola ve hayata olan bakışım değişti.

Tam olarak ne kadar?

Gomez: Bu, oynayıp oynamamam arasında fark gözetmediğim anlamına gelmiyor. Tabii ki fit olduğum müddetçe her maçta oynamak istiyorum. Ancak artık sadece kendimi düşünmüyorum ve nasıl parlayabilirime bakmıyorum. Benim için daha ziyade bütün ön planda, yani takımın başarısı. Örneğin bunu Avrupa Şampiyonasında yaşadım. Bence, takım arkadaşlarım, teknik direktör ve kamuoyu da benim açımdan söz konusu olanın kendim olmadığını, takım olduğunu fark ettiler.

Bu görüş bir golcü olarak sizi yüceltiyor, çoğunlukla golcüler sadece kendi gollerini sayarlar.

Gomez: Bir golcü olarak zor bir işin var. Her zaman kendi pozisyonuna bakmalısın. Belki yıllar önce milli takım çerçevesinde ben de aynı durumdaydım. Bütüne daha fazla değer atfetmek için daha olgun davranmalıydım. Yaş aldıkça çok daha mütevazi oldum. Bayern zamanları bu konuda çok biçimlendiriciydi. Gol yüzdesi bakımından üst seviyedeydim. Ama esas olan bu değil, aksine takımla birlikte olan başarı idi. Bu süreç içerisinde gol yüzdem bakımından daha soğukkanlı oldum. Eğer takım söz konusuysa daha hırslıyım.

Yazın Türkiye’den ayrılmaya karar verdiniz. Şayet ilk 16 Bundesliga maçını göz önüne aldığınızda sportif açıdan Wolfsburg’a gitmenizin bir hata olduğu sonucuna ulaşabilir miyiz?

Gomez: Kesinlikle böyle görülebilir.  Bir golcünün gol istatistikleri doğal olarak seviye, teklif ve sözleşme açısından önemlidir. Bu yüzden bunun üzerine konuşmaya dahi gerek yok. Ancak size gerçekten şunu söyleyebilirim ki, benim için mesele gol istatistiğim değil.  Elbette her maçta gol atmak ve takımıma bir sürü gol hediye etmek isterim. Ancak bu zamana kadar Wolfsburg’da benden bekleneni veremedim. Birçok şey yolunda gitmedi. İlk 6 ayda yaşadıklarım kısmen çok ağırdı.

Tam olarak ne kastediyorsunuz?

Gomez: Bence, henüz ilk olarak geçen haftalarda bazı temel şeyler konuşulmaya ve adı konulmaya başlandı. Bu önemliydi. O zamandan beri durumun iyileştiğini hissediyorum.

Diğer bazı Wolfsburg oyuncuları hakkında eleştiriniz geniş bir kesim tarafından onay buldu. Bunun dışında dediniz ki; “Kim burada olmak istemiyorsa, gitmelidir.”

Gomez: Bundan yanayım. Yalnızca ifadelerimin bir kısmının alınmasını üzücü buluyorum. Sanki diğer oyunculara müdahale etmiş ve menajerlerine saldırmışım anlamına geldi. Ama ben kimseye saldırmadım. Ben yazın Wolfsburg ile olan görüşmeler sırasında da aynı dileği dile getirdim, kulüp Julian Draxler ve Luiz Gustova gibi iyi tekliflere sahip oyuncuları eline tutmak için her şeyi yapmalı.

Sizin de transferinizi isteyen profesyoneller mi?

Gomez: Bu Klaus Allofs’un (Wolfsburg’un eski yoneticisi) hatası değildi. Nitelikli, kaliteli bir takım oluşturmayı denedi. Bu doğru işti. Biz takım olarak birçok sebepten dolayı bunu pozitif yönde kullanamadık. Çok dürüst bir şekilde: İlk 5 maçı bizim lehimize sonuçlandırsaydık, şimdi tamamen başka şeyler konuşuyor olurduk. Ama örneğin ben birçok şansı kaçırdım. Bu yüzden kabahatin büyük bir kısmı bana da ait. Bundan sonra neler olacağına bakacağız. Günün sonunda benim için söz konusu olan takım olarak başarılı olmak ve maçı kazanmak. Benim ifadelerimden daha fazlası ve daha eksiği anlaşılmamalı.

Sezonun kalanı için iyi duygular besliyor musunuz?

Gomez: Evet. Tekrar pozitif enerjiye sahip olacağımızı hissediyorum. Bunu kendime de söylüyorum çünkü takımın kalitesine güveniyorum. Ben ve diğer futbolcular da kendilerine takım için yüzde yüzünü verebilirler mi veya vermek istiyorlar mı diye sormalılar. Kulüp her bir futbolcuyla bunu netleştirmek zorunda. Benim açıklamalarımın tek amacı da bu.

Yıllardır Wolfsburg hakkında futbolcuların kulübü sadece bir geçiş noktası olarak gördüğü ve para kazanmak için imza attıkları yönünde bir duygu var.

Gomez: Ben farklı görüyorum. Şüphesiz ki Berlin ve Münih güzel şehirler. Ama kişi tabii ki de Wolfsburg’da da iyi hissedebilir. Biliyorum ki burası İstanbul, Münih ve Florensa gibi şehirlere erişemez.  Ama ben karar verirken sadece futbola odaklanmak istedim. Bundesliga’ya geri dönmek istedim. Wolfsburg’da on tane muhteşem restoran var mı yok mu benim için fark etmedi. Ben buraya iyi futbol oynamak ve başarılı olmak için geldim. Benim için ilk sırada belirleyici olan kulübün ortamı ve alt yapısı.

Farklı kulüplerde oynadınız ve birçok teknik direktör ile çalıştınız. Günümüzde teknik direktörler için her biri milyoner olan oyuncuları hizada tutabilmek ne kadar zor?

Gomez: Şayet zor olsaydı Barcelona hiç bir maçını kazanamazdı. Çünkü her bir futbolcu zaten her şeyi kazandı.

Julian Draxler’in Wolfsburg’dan PSG’e gitmesinden sonra VW’in kalesinde her şeyin yoluna gireceğini düşünüyor musunuz?

Gomez: Tekrar açıklığa kavuşturalım: Ben hiç bir oyuncunun gitmesini talep etmedim. Çünkü biz iyi bir takımdık. Ben her futbolcunun bize karşı açık olmasını bekledim. Ve eğer bir sporcu artık Wolfsburg’da olmak istemediğini hissediyorsa, kulüple beraber her iki taraf için de en iyisine karar vermeli. Julian hiç bir zaman huzur bozan olmadı, her zaman her şeyini takım için verdi. O sadece daha büyük bir kulübe gitmek istedi ve Wolfsburg’da buna şimdi saygı gösterdi. O büyük bir oyuncu!

Uzun süre Wolfsburg’da kalabileceğinizi düşünüyor musunuz? Ne de olsa eğer Wolfsburg Avrupa Kupalarına katılamazsa, yazın ayrılabilmenize imkan veren bir şart var.

Gomez: Tabii ki kalmayı düşünebilirim. Aksi halde üç yıllık imza atmazdım. Eğer bir yılın sonunda özet çıkarırsak İstanbul ile de aram iyiydi. Ben anı yaşamak ve bunun tadını çıkartmak istiyorum. Tekrar Bundesliga’dayım. Bunun tadını çıkartıyorum. İnanın bana her gün iyi bir ruh haliyle antrenmana gidiyorum ve Wolfsburg’da işleri tersine çevireceğimize dair inancım tam.

Girişte özel hayatınızın ne kadar iyi gittiğini anlattınız.  2016 yazından itibaren evli bir adamsınız.  Evlilik nasıl gidiyor?

Gomez: Güzel.  Kısa bir zaman önce bir Amerikan dergisi gol attığımda nasıl hissettiğimi sormuştu. Bunun anlatılamaz olduğunu söylemiştim. İnsan bir takım için önemli bir gol atmalı ve kendisi bu duyguyu yaşamalı. Bu duyguyu kelimelere sığdıramazsın. Düğün için de farklı değil. Hayatımdaki en güzel andı.

Die Welt – 31.12.2016

Röportajın Linki İçin Tıklayınız

Çeviri: Ufuk Küçükdağlı 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.