Hüsnü Savman (1908-1945) – Baba Hüsnü

Beşiktaş tarihinde “Baba” ünvanı verilen üç futbolcudan birincisi olan Hüsnü Savman (diğerleri Baba Hakkı, Baba Recep) 1927 yılında Balıkesir Öğretmen Okulunda okurken, Beşiktaş’la yapılan bir maçta beğenilerek Beşiktaş’a transfer edilmiştir.

2 Kasım 1928 tarihli Vefa maçından önce Beşiktaş kadrosu, Taksim Stadında. Hüsnü Savman, oturanlardan ortadaki.

 

Ağırlıklı olarak sol bek olarak görev alan Savman milli formayı da taşımıştır.

 

29 Temmuz 1932 Beşiktaş İzmir’de, ayakta sağ baştaki Hüsnü Savman

 

Beşiktaş 1937 kadrosu, Hüsnü Savman soldan 3. futbolcu

 

Bir Fenerbahçe maçında

 

1940-41 sezonunda tüm maçlarını kazanarak İstanbul Şampiyonu olan kadro, Hüsnü Savman ayakta, soldan 6.

 

 

Hüsnü Savman’ın oynadığı dönemde Beşiktaş’ın kazandığı kupalar aşağıdadır.

1933-1934 İstanbul Ligi

1933-1934 Türkiye Futbol Birinciliği

1934-1935 İstanbul Şildi 

1938 Tayyare Kupası 

1938-1939 İstanbul Ligi 

1939-1940 İstanbul Ligi 

1940-1941 İstanbul Ligi 

1940-1941 Milli Küme 

1941-1942 İstanbul Ligi

1942-1943 İstanbul Ligi

1943 İzmir Fuar Kupası 

1943-1944 İstanbul Kupası 

1943-1944 Maarif Mükafatı

1944 Başbakanlık Kupası

 

1944 yılına kadar Beşiktaş forması giyen Baba Hüsnü, futbolu bıraktıktan 1 yıl sonra 8 Mart 1945’te, genç yaşta hayatını kaybetmiştir. Beşiktaş’ta adını taşıyan bir sokak bulunmaktadır.

 

 

Şeref Görkey (1913-2004) – Voleci Şeref

Şeref Görkey 1930-1950 yılları arasında, sadece İstanbulspor’da oynadığı 1947-1948 sezonu hariç, tam 19 yıl Beşiktaş forması giymiş bir efsanemizdir. 

16.06.1933 F.bahçe maçı Beşiktaş forveti: Hayati-Hakkı-Nazım-Şeref-Eşref
16.06.1933 F.bahçe maçı Beşiktaş forveti: Hayati-Hakkı-Nazım-Şeref-Eşref

Genellikle WM sistemindeki 5’li forvette sol iç mevkiinde oynayan Şeref Görkey, voleyle attığı gollerle ünlüdür ve bu yüzden “Voleci Şeref” olarak anılır. 1940’lı yıllarda efsane olan ve tarihimizde önemli yere sahip Sabri-Hakkı-Kemal-Şeref-Şükrü forvetinin üyesidir.

1941_istanbul_sampiyonu

O dönemdeki bir çok Beşiktaş efsanesi gibi, en formda olduğu dönem 2. Dünya Savaşına denk geldiğinden sadece 1 kere milli olabilmiştir. Kazanılan diğer kupalar yanında, zamanın en önemli organizasyonu olan İstanbul Ligi şampiyonluğunu 9 kere kazanmıştır.

1946kadrooo
1945-46 sezonu kadrosu, ayakta sağdan 2.

Hayatı boyunca 10 numarayı giydi diye de bir şehir efsanesi vardır. Oysa formalarda numara kullanma uygulaması 1940’ların sonunda başlamıştır. Olsa olsa ancak 1-2 sene numaralı forma giymiş olabilir. Üstelik son sezonlarında çok az sayıda maç oynamıştır.

Futbolculuğu döneminde Beşiktaş’ın kazandığı kupalar aşağıdadır.

1933-1934 İstanbul Ligi Şampiyonu

1933-1934 Türkiye Futbol Birincisi

1934-1935 İstanbul Şildi Şampiyonu

1938 Tayyare Kupası Şampiyonu

1938-1939 İstanbul Ligi Şampiyonu

1939-1940 İstanbul Ligi Şampiyonu

1940-1941 İstanbul Ligi Şampiyonu

1940-1941 Milli Küme Şampiyonu

1941-1942 İstanbul Ligi Şampiyonu

1942-1943 İstanbul Ligi Şampiyonu

1943 İzmir Fuar Kupası Şampiyonu

1943-1944 İstanbul Kupası Şampiyonu

1943-1944 Maarif Mükafatı Şampiyonu

1944 Başbakanlık Kupası Galibi

1944-1945 İstanbul Ligi Şampiyonu

1945-1946 İstanbul Kupası Şampiyonu

1945-1946 İstanbul Ligi Şampiyonu

1946-1947 Milli Eğitim Kupası Şampiyonu

1947 Başbakanlık Kupası Galibi

1949-1950 İstanbul Ligi Şampiyonu

Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yapan Voleci Şeref, 100. yıl kutlamalarında Feyyaz Uçar ile beraber kol kola sahada yürümüş ve 100. yıl meşalesini yakanlar arasında yer almıştır.

Şeref Görkey 10 Kasım 2004 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Cenk Koray (1944-2000)

Cenk Koray’ı ilk defa çocukluk yıllarımda, televizyondaki Hangisi Doğru (Üç Yalancı) yarışma programını sunarken tanımıştım. Ayrıca aynı dönemlerde televizyondan canlı yayınlanan Wimbledon Tenis Turnuvası maçlarını da anlatırdı, meğer tenis hakemliği de varmış. Daha sonraları TRT’de Pazar eğlence programlarını sunmaya başladı, bu programlarda yine onun sunduğu Tele Kutu adlı yarışma programı bayağı ilgi çekerdi.

Zaman içinde hasta Beşiktaşlı olduğunu öğrendik Cenk Koray’ın, bu da ona karşı bir sevgi oluşturdu bizde. O dönemlerde TRT’de bir sunucunun tuttuğu takımı belli etmesi pek hoş karşılanan bir şey değildi, kim hangi takımı tutuyor bilmezdik, bununla ilgili pek çok dedikodu olur, herkes sevdiği kimseyi kendi tuttuğu takıma yakıştırırdı. Ancak Cenk Koray bu kuralın dışındaydı, sıklıkla Beşiktaşlı olduğunu belli ederdi bir şekilde.

Bu durumla ilgili unutamadığım olaylardan biri şudur. Hem yapısı hem de sunduğu programın formatı gereği sürekli espriler yapan Cenk Koray, birgün ciddi bir yüz ifadesiyle “Benim sunduğum programlarda Beşiktaşlılığımı işime karıştırdığım söyleniyor ama bu mümkün değil. Burası TRT, buranın kapısından girdiğimizde tuttuğumuz takımı dışarıda bırakırız ve işimize asla karıştırmayız…” dedi ve programlarda nasıl tarafsız olduğunu anlattı uzun uzun.  Sonra duraksadı ve cebinden çıkardığı siyah-beyaz bereyi kafasına takarak muzip gülümsemesiyle sahneyi terk etti. Bu hareketle bizim gönlümüzü bir kez daha kazandı tabii.

Cenk Koray, yine bir Beşiktaşlı olan tekvandocu İsmet Iraz ile şakalaşırken

Beşiktaşlılığıyla ilgili diğer bir anım ise 1986’da Trabzonspor’u yenerek şampiyonluğu ilan ettiğimiz maçtan sonraki Pazar programında, cebindeki maç sonuçlarının yazdığı kağıdı, heyecan ve sevinçten ellerinin titremesi sebebiyle bir türlü çıkartamamasıydı. Kendisi de stüdyoda maçı seyretmiş ve maçtan hemen sonra başlayan programda nasıl bir taraftar olduğunu belli etmişti.

Cenk Koray 1994-95 şampiyonluğunda hem televizyonda yayınlanan şampiyonluk balosunda hem de İnönü Stadında yapılan şampiyonluk kutlamalarında sunuculuk yapmıştı. Statta yapılan kutlamanın sonunda “Bu kutlamayı kaçıranlar üzülmesin, seneye burada tekrarı olacak.” demişti. Ne yazık ki öyle olmadı, bir sonraki şampiyonluk için tam 8 yıl beklemek zorunda kaldık.

https://www.youtube.com/watch?v=9xyYbEtJE8A

Sadece taraftarlıkla kalmayan Cenk Koray 2 yıl da Beşiktaş yönetim kurulunda Basın Sözcüsü olarak görev yapmıştır.

Bu büyük Beşiktaşlının Beşiktaş’a belki de en önemli katkısı; 1956-57 ve 1957-58 Federasyon Kupası şampiyonluklarımızın lig şampiyonluğu olarak saydırılıp formadaki yıldız sayısı hesabına dahil edilmesinde oynadığı roldür. Konunun detayına vakıf değilim ama bu iş için çok mücadele edip büyük katkı verdiğini biliyorum.

Cenk Koray 1996 yılında büyük bir acı yaşadı, tek çocuğu kendi ellerinde vefat etti ve bu olaydan sonra eskisi gibi olamadı bir daha. Çevresindekilere “artık yaşamak istemiyorum” dediği söylenirdi. Hakikaten de oğlunu kaybettikten kısa bir süre sonra 23 Temmuz 2000’de, diğer bir büyük Beşiktaşlı Yusuf Tunaoğlu’nun vefatından 1 gün sonra hayata veda etti.

Yusuf Tunaoğlu (1946-2000)

Yusuf Tunaoğlu, Beşiktaş genç takımından yetişmiş ve bir sezon dışında tüm futbol hayatını Beşiktaş’ta geçirmiş, futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş alt yapısında antrenörlük, A takımda yardımcı antrenörlük yapmış efsane futbolcularımızdandır.

Beşiktaş 1962-63 sezonunun son maçında Galatasaray’a 1-0 yenilerek şampiyonluğu kaybetmiş ve bu travma yaşanırken iki yıldız futbolcusu olan Şenol Birol ve Birol Pekel’in Fenerbahçe’ye gitmeleri, camiaya ikinci travmayı yaşatmıştır. İşte bu günlerde genç takımdan gelen Sanlı Sarıoğlu ile Yusuf Tunaoğlu A takıma alınmış ve Baba Hakkı ikisi için meşhur “Şenollar Birollar gider, Sanlılar Yusuflar gelir” sözünü söylemiştir.

Yusuf’un A takımdaki ilk sezonunda, Beşiktaş uzun süre ligi lider sürdürmüş son haftalarda şampiyonluğu kaybederek ligi 2. tamamlamıştır. Sonraki sezonu da 2. tamamlayan Beşiktaş, Yusuf’un da önemli katkılarıyla 1965-66 ve 1966-67 sezonlarında üst üste 2 kez şampiyon olmuş ve 1967’de Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazanmıştır.

Yusuf Tunaoğlu futbol tarihinin gelmiş geçmiş en teknik futbolcularından kabul edilir. Ben başka takımı tuttukları halde, sadece Yusuf’u seyretmek için Beşiktaş maçlarına giden insanlar tanıdım. Telefon kulübesinde çalım atar denilen tipteki futbolculardan olduğu söylenir. Diğer taraftan, belki de sinema oyuncusu olacak derecedeki yakışıklılığından dolayı, bir çok çapkınlık hikayesine adı karışmış, gece hayatı vb. sebeplerle yeteneğinin çok altında katkıda bulunmuştur. Yine muhtemelen yakışıklılığı sebebiyle 1974 yılında çekilen, Yılmaz Güney’in Arkadaş filminde rol de almıştır.

Futbolundaki iniş çıkışlar yüzünden 1974 yılında Altay’a gitmiş ve Beşiktaş’tan ayrı tek sezonunu geçirmiştir. Sanlı Sarıalioğlu, o sezon oynanan Altay maçında, Beşiktaş’a karşı mükemmel bir futbol oynadığını anlatır.

Yusuf Tunaoğlu, Altay formasıyla Beşiktaş’a karşı

Yusuf 1975 yılında yuvaya geri dönmüştür. Beşiktaş tarihinin en kötü sezonu olan 1975-76 sezonunun ardından 21 Ağustos 1976 tarihinde yapılan Trabzonspor maçında jübilesini yapmıştır.

Niko Kovi ve Necmi Perekli’nin omuzlarında

Yusuf Tunaoğlu futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş alt yapısında antrenörlük, A takımda ise yardımcı antrenörlük yapmıştır. Futbolculuk döneminde maçlarını seyretmeme rağmen, yaşım küçük olduğundan futbolunu anlayamadığım Yusuf Tunaoğlu’nu, antrenörlük döneminde Beşiktaş A takım idmanlarında faal futbolcularla 5’e 2 oynarken seyrettim. İlerlemiş yaşına ve kilo fazlasına rağmen, faal futbolculardan daha iyi görünüyordu.

Yusuf Tunaoğlu, genç takım antrenörüyken İnönü Stadına çıkıyor

 

Yusuf Tunaoğlu, 22 Temmuz 2000 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Vedat Okyar (1945-2009)

Beşiktaş’ın sembol ismi ve Beşiktaş aşığı Vedat Okyar 1968 yılında Bursaspor’dan Beşiktaş’a transfer olmuştur. Kulübün zor günlerinde forma giyen ve takım kaptanlığı da yapan Vedat Okyar için tribünlerde (doğru mu yanlış mı bilmem) kulüpten para almadığı gibi üstüne para vererek oynadığı söylenirdi.

Vedat Okyar Beşiktaş’la ilk sözleşmesini imzalıyor

 

Beşiktaş’taki ilk sezonu 1968-1969

 

1971-1972 sezonundaki İstanbulspor maçında Cemil Turan ile

Beşiktaş’ın 31 Mart 1974 tarihinde TRT televizyonlarından canlı olarak yayınlanan ilk maçında, penaltıdan Galatasaray’a karşı maçın tek golünü atmak Vedat Okyar’a nasip olmuştur.

Mantıken mümkün olmamasına rağmen (mackolik.com’a göre tüm futbol hayatındaki toplam gol sayısı: 24) attığı 43 penaltıdan 42’sini gole çevirdiği gibi bir şehir efsanesi de vardır. İşte o kaçırdığı tek penaltı, Trabzonspor’a karşı oynanan 1974-75 Türkiye Kupası finali ikinci maçında İnönü Stadında Şenol Güneş’e karşıdır. Penaltıyı atmadan önce eliyle atacağı köşeyi göstermiş ve topu gösterdiği köşeye atınca Şenol Güneş penaltıyı kurtarmıştır. Aynı maçta Lütfü kupayı getirecek golü attığında, sevinçten “beni kurtardın” diyerek, Lütfü’nün boğazını nefesini kesecek kadar sıktığı anlatılır.

1974-1975 Türkiye Kupası finalinde Şenol Güneş, Vedat Okyar’ın penaltısını kurtarıyor

 

1974-1975 Türkiye Kupası şampiyonu Beşiktaş

Futbolculuğu döneminde yaşadığı ilginç bir olay kişiliği hakkında da ipuçları vermektedir. 1975 TSYD Kupasındaki Fenerbahçe maçında rakibine küfür etmiş ve hakeme şikayet edilmiştir. Hakem, küfür edip etmediğini sorduğunda ise “Ettim” demiş, arkadaşları “Niye bunu yaptın?” diye sorunca da “Üzerimde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleyecektim?” diye cevap vermiştir.

1974 Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında, çifte kupalı Fenerbahçe ile karşılaşan Beşiktaş, maçın ikinci yarısında 3-0 öne geçince, maçı atletizm pistinde seyreden yönetici Sami Albayrak’ın yanına giderek “Baba, başka bir isteğin var mı?” diye sormuş ve Albayrak’tan “10 tane daha atın” cevabını almıştır. 100. yıl belgeselinde, maçın favorisi Fenerbahçe’yi ezerek 3-0 kazanılan bu tarihi maç için, her iki isim de bu anılarını büyük bir keyifle anlatmışlardır.

Beşiktaş’taki son sezonu 1975-1976

Beşiktaş formasıyla; 1971, 1972, 1974 yıllarında TSYD, 1974 yılında Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı, 1974-75 sezonunda ise Türkiye kupalarını kazanmış, ancak şampiyonluk yaşayamamıştır. Şampiyon olana kadar kesmeyeceğim diye sakal bırakan ve ölene kadar da sakallarını kesmeyen Vedat Okyar, 1975-76 sezonunda Diyarbakırspor’a transfer olmuştur.

 

Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığına başlamış, kendine has üslubuyla çok başarılı ve sevilen bir yazar olmuş, rakip takım taraftarlarınca dahi ilgiyle takip edilmiştir. Sevdiklerinden “Güzel adam” diye bahseden, “Benim en yakın akrabalarım Beşiktaşlılar”, “Beşiktaşsan hakemi de yeneceksin” sözleriyle hafızalarda yer eden Vedat Kaptan, 2008-2009 şampiyonluğunun sevincini hasta yatağında yaşamış ve 20 Temmuz 2009’da aramızdan ayrılmıştır. 

Vedat Okyar Belgeseli

Şükrü Gülesin (1922-1977)

Şükrü Gülesin, Beşiktaş tarihinin efsane futbolcularındandır. 1940 yılında Beşiktaş’a Beyoğluspor’dan gelmiş ve Sabri-Hakkı-Kemal-Şeref-Şükrü efsane forvetinin sol açığı olarak ün yapmıştır. Ankaragücü’nde oynadığı 1944-45 sezonu dışında 1950 yılına kadar Beşiktaş forması giymiştir.

Güçlü fiziği, sert şutları ve kornerden attığı gollerle tanınan Şükrü Gülesin’in 30’un üzerinde korner golü olduğu söylenir. Efsane kadronun diğer oyuncuları gibi, futbolculuğunun en iyi dönemi 2. Dünya Savaşı yıllarına denk geldiğinden fazla milli olamamıştır.

1950 yılında İtalya’ya transfer olmuş, 2 sezon Palermo’da 1 sezon Lazio’da oynadıktan sonra Türkiye’ye dönmüş ve Galatasaray’da futbolu bırakmıştır. Galatasaray’da oynadığı dönem için “forma bana batıyordu” dediği rivayet edilir. Jübilesi 1965 yılında oynanan bir Beşiktaş-Lazio maçında yapılmış, bu maçtan önce oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe şöhretleri maçında forma giymiştir.

Beşiktaş’ta oynadığı dönemde kazanılan kupalar şunlardır.

  • 1940-1941 İstanbul Ligi Şampiyonu
  • 1940-1941 Milli Küme Şampiyonu
  • 1941-1942 İstanbul Ligi Şampiyonu
  • 1942-1943 İstanbul Ligi Şampiyonu
  • 1943 İzmir Fuar Kupası Şampiyonu
  • 1943-1944 İstanbul Kupası Şampiyonu
  • 1943-1944 Maarif Mükafatı Şampiyonu
  • 1944 Başbakanlık Kupası Galibi
  • 1944-1945 İstanbul Ligi Şampiyonu
  • 1945-1946 İstanbul Kupası Şampiyonu
  • 1945-1946 İstanbul Ligi Şampiyonu
  • 1946-1947 Milli Eğitim Kupası Şampiyonu
  • 1947 Başbakanlık Kupası Galibi
  • 1949-1950 İstanbul Ligi Şampiyonu

Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş’ta yöneticilik ve spor yazarlığı yapan Gülesin, Altan Erbulak’ın Milliyet spor sayfası için çizdiği “Enişte ile Molekül” karikatür serisinin, Altan Erbulak ile beraber baş kahramanıdır.

Şükrü Gülesin 10 Temmuz 1977 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

 

Recep Adanır (1929-2017) – Baba Recep

Recep Adanır, 1929 yılında Ankara’da doğmuş ve 1950 yılında Ankaragücü’den Beşiktaş’a transfer olmuştur. Beşiktaş’ta oynadığı futbol ve attığı gollerle efsaneler arasına adını yazdırmış, tarihimizde Hüsnü Savman ve Hakkı Yeten’den sonra “Baba” ünvanını alan üçüncü futbolcu olmuştur.

Beşiktaş’taki ilk sezonunda

 

İlk Profesyonel Ligin Şampiyonu Olan Beşiktaş Kadrosu

 

1953-54 İstanbul Şampiyonu Beşiktaş Kadrosu, Recep Adanır ayakta sağdan 2.

 

1957-58 Federasyon Kupası Şampiyonu Beşiktaş

 

1958-59 sezonunda İstanbul’da oynanan Beşiktaş-Real Madrid maçının kadrosu

 

Beşiktaş’ta oynadığı dönemde kazandığı başarılar şunlardır.

1950-51 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1950-51 Türkiye Futbol Birincisi

1951-52 İstanbul Ligi Şampiyonluğu (İlk Profesyonel Lig)

1953-54 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1956-57 Federasyon Kupası Şampiyonluğu

1957-58 Federasyon Kupası Şampiyonluğu

 

Milli Formayı da giyen Recep Adanır, Batı Almanya’ya karşı ilk galibiyetimiz olan, 17 Haziran 1951 tarihinde Berlin’de oynanan 2-1’lik maçta gollerden birini atmıştır.

17 Haziran 1951 tarihinde oynanan B. Almanya milli maçından önce milli takımımız, Recep Adanır sağdan 2.

 

Beşiktaş’tan 1959 yılında Kasımpaşa’ya transfer olarak ayrılan Recep Adanır, jübilesini yine Beşiktaş formasıyla 1966 yılında Arsenal ile oynanan maçta yapmıştır.

Recep Adanır, futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş da dahil olmak üzere çeşitli takımlarda teknik adamlık yapmıştır.

1965-66 Şampiyonu Beşiktaş, Fenerbahçe maçında şampiyonluk turu atmadan önce. Adanır ayakta soldan 1.

 

1968-69 3. Lig Şampiyonu Nazillispor’un teknik direktörüyken

 

100. yıl kutlamalarında eski ve yeni futbolcular

 

Başkanımız Fikret Orman’la

 

Recep Adanır 20 Mayıs 2017 tarihinde Antalya’da hayatını kaybetmiştir.

 

İlker Pırlant

Dr. Vedii Tosuncuk (1921-2011)

Vedii Tosuncuk 1945 yılında, İstanbul Tıp Fakültesinde okumak için İzmir’den İstanbul’a gelmiş ve bu yüzden Karşıyaka’dan Beşiktaş’a transfer olmuştur. Tıp doktoru olan ender futbolculardandır.

Sol bek oynayan Tosuncuk, futbolu bırakana kadar Beşiktaş’ın değişmezlerinden olmuş, takım kaptanlığı yapmış ve milli takımda da yer almıştır. 1978-79 sezonunda kiralık olarak Beşiktaş formasını giyen ve sonradan Sakaryaspor, Bursaspor ve Fenerbahçe’de oynayan Nezihi Tosuncuk’un ağabeyidir.

1945-46 İstanbul Ligi şampiyonu Beşiktaş kadrosu. Vedii Tosuncuk, ayakta soldan 5.

 

 

 

Vedii Tosuncuk, bir maçtan sonra soyunma odasında.

 

10 Şubat 1952’de 1-0 kazanılan Fenerbahçe maçından sonra sahadan çıkarken, en soldaki Vedii Tosuncuk.

 

 

1955-56 sezonu, Beşiktaş Ankara’da. Vedii Tosuncuk ayakta, en sağda.

 

1956 yılında futbolu bırakan Vedii Tosuncuk’un oynadığı dönemde Beşiktaş’ın kazandığı kupalar aşağıdadır.

1945-1946 İstanbul Kupası

1945-1946 İstanbul Ligi

1946-1947 Milli Eğitim Kupası

1947 Başbakanlık Kupası

1949-1950 İstanbul Ligi

1950-1951 İstanbul Ligi

1950-1951 Türkiye Futbol Birinciliği

1951-1952 İstanbul Profesyonel Ligi 

1953-1954 İstanbul Profesyonel Ligi

 

Vedii Tosuncuk 10 Mayıs 2011 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Hakkı Yeten (1910-1989) – Baba Hakkı

Hakkı Yeten, 1910 yılında Vodina’da (Yunanistan) doğmuştur. Beşiktaş’ta 17 yıl aralıksız futbol oynamış, kaptanlık yapmış, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük, yöneticilik ve kulüp başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Türkiye Futbol Federasyonunda asbaşkanlık da yapmıştır.

Beşiktaş tarihinde Şeref Bey, Süleyman Seba ile beraber en önemli 3 isimden biri sayılır. Ayrıca, Hüsnü Savman ve Recep Adanır ile beraber, tarihimizdeki “Baba” lakaplı 3 futbolcudan biridir. 

Futbola Karagümrük’te başlamış, 1931 yılında Şeref Bey tarafından Beşiktaş’a kazandırılmış ve 1948 yılında Beşiktaş’ta kaptan olarak futbolu bırakmıştır. 1940’lı yılların efsanesi Sabri-Hakkı-Kemal-Şeref-Şükrü forvetinde ağırlıklı olarak sağ iç mevkiinde görev yapmıştır.

Futbolculuk dönemi 2. Dünya Savaşına denk geldiğinden, o dönemdeki birçok futbolcu gibi, milli formayı çok az giymiştir.

Fenerbahçe ve Galatasaray’a en çok gol atan futbolculardan olup, İnönü Stadında sadece açılış maçında oynamıştır.  

Futbolculuğu Döneminde Kazanılan Kupalar

1933-34, 1938-39, 1939-40, 1940-41, 1941-42, 1942-43, 1944-45, 1945-1946 sezonlarında İstanbul Ligi Şampiyonluğu,

1933-34 sezonunda Türkiye Futbol Birinciliği,

1940-41 sezonunda Milli Küme, 1943-44 sezonunda Maarif Mükafatı, 1946-47 sezonunda Milli Eğitim Kupası,

1944 ve 1947 Başbakanlık Kupaları

1934-35 İstanbul Şildi,

1938 Tayyare Kupası,

1943-44, 1945-46 İstanbul Kupası

Teknik Direktörlüğü Döneminde Kazanılan Kupalar

1950-51 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1950-51 Türkiye Futbol Birinciliği

Kulüp Başkanlığı Döneminde Kazanılan Kupalar

1965-66 Türkiye Birinci Ligi

1966-67 Türkiye Birinci Ligi

1967 Cumhurbaşkanlığı Kupası

Hakkı Yeten, 16 Nisan 1989 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde hayatını kaybetmiştir.

 

İlker Pırlant

 

Hüseyin Saygun (1920-1993) – Çengel Hüseyin

1936 yılında Beşiktaş’a transfer olan Hüseyin Saygun, Vefa’da oynadığı 1946-47 ve 1947-48 sezonları dışında 1953 yılına kadar Beşiktaş forması giymiş ve futbolu Beşiktaş’ta bırakmış efsane bir futbolcumuzdur.

1938-39 Beşiktaş kadrosu. Hüseyin Saygun, oturanlardan soldan 3.

 

Hırslı ve mücadeleci oyunu sebebiyle “Çengel” lakabını almıştır. WM sisteminde kenar haf olarak görev yapmış, Fenerbahçe-Galatasaray maçları da dahil olmak üzere çok sayıda gol de atmıştır.

1939-40 sezonu İstanbul Şampiyonu kadro. Hüseyin Saygun, alt sırada, soldan 2.

 

 

 

 

Hüseyin Saygun milli formayla.

 

1949-50 sezonunda İstanbul Şampiyonluğunun kazanıldığı tarihi maçta galibiyet golünü atarken

 

Hüseyin Saygun sağ başta

 

Hüseyin Saygun futbolu bıraktıktan sonra, 1959 yılında Beşiktaş’ta teknik direktörlük de yapmıştır. Futbolculuğu döneminde Beşiktaş’ın kazandığı kupalar aşağıdadır.

1938 Tayyare Kupası

1938-1939 İstanbul Ligi

1939-1940 İstanbul Ligi

1940-1941 İstanbul Ligi

1940-1941 Milli Küme

1941-1942 İstanbul Ligi

1942-1943 İstanbul Ligi

1943 İzmir Fuar Kupası

1943-1944 İstanbul Kupası

1943-1944 Maarif Mükafatı

1944 Başbakanlık Kupası

1944-1945 İstanbul Ligi

1945-1946 İstanbul Kupası

1945-1946 İstanbul Ligi

1949-1950 İstanbul Ligi

1950-1951 İstanbul Ligi

1950-1951 Türkiye Futbol Birinciliği

1951-1952 İstanbul Profesyonel Ligi

 

1965 yılında Cumhuriyet gazetesi tarafından seçilen “42 yılın en iyi onbiri”nde sol haf olarak kendine yer bulmuştur.

42 yılın en iyi onbiri ödül töreni. Hüseyin Saygun, orta sırada en sağda

 

Hüseyin Saygun 30 Mart 1993 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Ali İhsan Karayiğit (1927-2013)

1927 yılında Salihli’de doğan Ali İhsan Karayiğit; 1948 yılında, Sadri Usuoğlu tarafından, Manisa Gençlik Kulübünden Beşiktaş’a transfer edilmiştir.

1948-49 sezonu Beşiktaş kadrosu. Ali İhsan Karayiğit, orta sıranın ortasında.

 

İki efsane tavla oynuyor, üçüncüsü seyrediyor. Süleyman Seba, Recep Adanır ve Ali İhsan Karayiğit.

 

Ali İhsan Karayiğt, sağdan 2.

 

1950’li yılların, WM sistemine göre unutulmaz “haf” hattı olan; Eşref-Ali İhsan-Nusret üçlüsünün üyesidir ve santrhaf olarak görev yapmıştır.

1954-55 sezonu Beşiktaş kadrosu. Efsane haf hattı; ayaktakilerden soldan 2. Eşref Özmenç, 3. Nusret Ülük, 4. Ali İhsan Karayiğit

 

Milli takımda da görev yapmıştır. 17 Haziran 1951 tarihinde, Berlin’de oynanan ve 2-1 kazanılan Batı Almanya maçı milli formayı giydiği maçlardan biridir.

 

10 Haziran 1951’de, Stocholm’deki İsveç maçı öncesi milli takım. Ali İhsan Karayiğit ayakta, soldan 1.

 

1956-57 Federasyon Kupası Şampiyonu Beşiktaş. Ali İhsan Karayiğit ayakta, soldan 6.

 

1958 yılında Adalet takımına transfer olarak Beşiktaş’tan ayrılan Karayiğit’in oynadığı dönemde kazanılan kupalar aşağıdadır.

1949-1950 İstanbul Ligi

1950-1951 İstanbul Ligi

1950-1951 Türkiye Futbol Birinciliği

1951-1952 İstanbul Profesyonel Ligi 

1953-1954 İstanbul Profesyonel Ligi

1956-1957 Federasyon Kupası

1957-1958 Federasyon Kupası

 

1965 yılında Cumhuriyet Gazetesi tarafından okurların ve jürinin oylarıyla seçilen “42 yılın en iyi onbiri”nde, santrhaf olarak yer almıştır.

24 Nisan 1965 günü, 42 yılın onbiri’ne seçilen futbolcular İnönü Stadında. Ayakta soldan 2. Hakkı Yeten, orta sıra ortada Ali İhsan Karayiğit, orta sıra sağda Hüseyin Saygun.

 

Ali İhsan Karayiğit, futbolu bıraktıktan sonra, çeşitli zamanlarda Beşiktaş’ta antrenörlük de yapmıştır.

1968-69 kadrosu Şeref Stadında. Ali İhsan Karayiğit ayakta sol başta.

 

S. Seba ve F. Orman, Karayiğit’i hasta yatağında ziyaret ederken.

 

Ali İhsan Karayiğit 18 Mart 2013 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

 

Güven Önüt (1940-2003)

Güven Önüt 1960 yılında, İzmirspor’dan Beşiktaş’a transfer olmuş ve 1969 yılına kadar Beşiktaş formasını giymiştir. Santrfor oynayan Önüt, Türkiye Liginde gol kralı olan ilk Beşiktaşlı futbolcudur.

 

Beşiktaş’taki ilk sezonunda İstanbulspor maçı öncesi, Güven Önüt ayakta soldan 1.

 

Baba Hakkı futbolcularla, Güven Önüt en sağda oturan

 

Şampiyonluğun son maçta G.saray’a kaptırıldığı 1962-63 sezonunun ardından, takımın iki yıldızı Şenol Birol ve Birol Pekel F.bahçe’ye gitmiş, buna rağmen Güven Önüt’ün de 19 golle verdiği katkıyla Beşiktaş yine sonuna kadar şampiyonluğu kovalamıştır. İkinci olarak bitirilen sezonda Güven Önüt gol kralı olmuştur.

1963-64 Beşiktaş kadrosu, Güven Önüt önde soldan 4.

 

 

Takım arkadaşlarıyla okey oynarken

 

1965-66 sezonunda Beşiktaş kadrosu, Güven Önüt ayakta soldan 3.

 

1966-67 Beşiktaş kadrosu. Güven Önüt en arka sırada, soldan 2.

 

Güven Önüt’ün rövaşatası

 

Güven Önüt Ali Sami Yen Stadında gol pozisyonunda

 

Güven Önüt, Şeref Stadında Baba Hakkı ile beraber

 

Güven Önüt, 1969 yılında Trabzonspora transfer olarak Beşiktaş’tan ayrılmıştır. Beşiktaş’ta oynadığı dönemde kazanılan kupalar aşağıdadır.

  • 1964 TSYD Kupası
  • 1965 TSYD Kupası
  • 1966 Spor Toto Kupası
  • 1965-1966 Türkiye Birinci Ligi
  • 1966-1967 Türkiye Birinci Ligi
  • 1967 Cumhurbaşkanlığı Kupası

 

Beşiktaş’taki son sezonunda takım kadrosu. Güven Önüt ayakta, soldan 4.

 

Futbolu bıraktıktan uzun bir süre sonra, 21 Ağustos 1991’deki Aydınspor-Beşiktaş maçıyla jübilesini yapmıştır.

 

Güven Önüt 24 Şubat 2003 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Faruk Sağnak (1924-2012) – Keçi Faruk

Futbolculuğu döneminde sadece Beşiktaş forması giyen Faruk Sağnak, 1944-1955 yılları arasında futbolcu, ardından çeşitli dönemlerde ise yönetici olarak Beşiktaş’a hizmet etmiş bir efsanemizdir.

 

 

1944-45 sezonu kadrosu, Fauk Sağnak soldan 3.

 

1945-46 Kadrosu, Faruk Sağnak ayakta soldan 6.

 

1949-50 sezonunda Fenerbahçe’yi 1-0 yenerek İstanbul Şampiyonu olan kadro, Faruk Sağnak en önde

 

Beşiktaşlılar Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın huzurunda. Faruk Sağnak oturanlardan en sağdaki.

 

Futbolculuk döneminde dış temas az olduğundan sadece 2 kere milli formayı giyebilmiştir, ancak bu maçlardan biri Batı Almanya’ya karşı, 17 Haziran 1951 tarihinde, Berlin’de 2-1 kazanılan tarihi maçtır.

Batı Almanya maçı öncesi milli takım, Faruk Sağnak soldan 7.

 

Faruk Sağnak soldan 3.

 

Ağırlıklı olarak sol iç ve sol açık olarak oynamış olup lakabı Keçi Faruk’tur. Bu lakabın inatçılığı ve mücadeleciliği yüzünden bir idmanda Şükrü Gülesin tarafından takıldığı anlatılır. Süleyman Seba’nın yakın arkadaşıdır.

 

Futbolculuğu döneminde Beşiktaş’ın kazandığı kupalar aşağıdadır.

  • 1943-1944 Maarif Mükafatı
  • 1944 Başbakanlık Kupası
  • 1944-45 İstanbul Ligi
  • 1945-46 İstanbul Kupası
  • 1945-46 İstanbul Ligi
  • 1946-47 Milli Eğitim Kupası
  • 1947 Başbakanlık Kupası
  • 1949-50 İstanbul Ligi
  • 1950-51 İstanbul Ligi
  • 1950-51 Türkiye Futbol Birinciliği
  • 1951-52 İstanbul Profesyonel Ligi
  • 1953-54 İstanbul Profesyonel Ligi

 

Yöneticiliğe başladıktan sonra, takımın yaşlanması sebebiyle 1959 yılında takımda yapılan büyük revizyonu gerçekleştiren ekibin içerisinde yer almıştır. Bu revizyonun ardından Beşiktaş 1959-60 Milli Ligini şampiyon olarak tamamlamıştır.

 

1977 yılında Gazi Akınal başkanlığındaki yönetim kurulu futbolcularla. Faruk Sağnak 2. sırada, soldan 2.

 

1990 yılındaki KKTC ziyaretinde, ayakta soldan 5.

 

Faruk Sağnak 23 Şubat 2012 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Ahmet Özacar (1937-2005) – Küçük Ahmet

Ahmet Özacar 1955 yılında amatör kümeden Beşiktaş’a transfer olmuş ve 1971 yılında futbolu bırakana kadar başka bir kulüpte oynamamıştır. Beşiktaş’a geldiğinde, kadroda Ahmet Berman da bulunduğundan Küçük Ahmet olarak anılmış ve kalan ömründe bu lakabı taşımıştır. Küçük Ahmet, WM oyun düzenindeki beşli forvetin tüm mevkilerinde oynamış golcü bir futbolcudur. 1959 yılında başlayan Türkiye Liginde 100’ler kulübüne girmeyi birkaç golle kaçırmıştır.

1959kadro
1958 yılında oynanan Real Madrid maçından önce

Beşiktaş’ın Avrupa Kupalarındaki ilk galibiyetini, 28 Eylül 1960 tarihinde Rapid Wien’e karşı almıştır. 1-0 kazanılan maçtaki tek gol Ahmet Özacar’dan gelmiştir. 1 kere A milli olan Küçük Ahmet Fenerbahçe ve Galatasaray’a birçok gol atmıştır.

1959-60 Milli Lig Şampiyonu Beşiktaş,
1959-60 Milli Lig Şampiyonu Beşiktaş, oturanlardan soldan 2.

Ahmet Özacar; 1956-57 ve 1957-58 federasyon kupaları ile 1959-60, 1965-66, 1966-67 lig şampiyonluklarında Beşiktaş forması giymiştir, diğer bir deyişle 14 şampiyonluğumuzun 5’inde imzası vardır. Ayrıca 1967 cumhurbaşkanlığı kupası, 1964 ve 1965 TSYD kupaları ile 1966, 1969 ve 1970 Spor Toto kupaları onun oynadığı dönemde kazanılmıştır.

1960larkutlamababahakkimasa
1959-60 şampiyonluk kutlaması, üstten 3. sırada, sağdan 2.

 

1966alsancakk-ahmetgol
İzmir Alsancak Stadında gol atarken

 

1967pasta
1966-67 şampiyonluğunda Baba Hakkı’yla pasta keserken

25 Ağustos 1971 tarihinde oynanan bir Beşiktaş-Fenerbahçe maçında Fenerbahçeli Selim Soydan ile beraber jübile yapmıştır.

 

Ahmet Özacar 23 Ekim 2005 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Şevket Yorulmaz (1926-1997)

1926 Konya doğumlu olan Şevket Yorulmaz, 1946 yılında Konya İdman Yurdu’dan Beşiktaş’a transfer oldu ve 1954 yılına kadar siyah-beyazlı formayı giydi.

1947 Başbakanlık Kupası maçından önce Beşiktaş, sağdan 5. Şevket Yorulmaz

 

1948-49 sezonu Beşiktaş kadrosu. Ayakta soldan 2. Şevket Yorulmaz

Forvet oynayan ve golcü bir oyuncu olan Şevket Yorulmaz 1951-52 ve 1952-53 sezonlarında İstanbul Ligi gol kralı olmuştur.

 

 

Beşiktaş’ta oynadığı dönemde kazanılan kupalar şunlardır:

1946-47 Milli Eğitim Kupası

1947 Başbakanlık Kupası

1949-50 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1950-51 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1950-51 Türkiye Futbol Birinciliği

1951-52 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

1953-54 İstanbul Ligi Şampiyonluğu

Soldan; Faik Gürses, Süleyman Seba, Sadri Usuoğlu, Hakkı Yeten, Şevket Yorulmaz, Mekki Başak

Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş’ta yöneticilik ve kulüp müdürlüğü yapan Şevket Yorulmaz 10 Ağustos 1997 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Nazmi Bilge (1934-2013)

Trabzon doğumlu Nazmi Bilge 1954 yılında  Beşiktaş’a transfer olmuştur. Uzun yıllar Futbol Federayonu başkanlığı yapan Hasan Polat’ın yeğenidir. Genellikle forvet hattında, o zaman kullanılan WM sitemine göre sağ iç mevkiinde oynamış olup golcü bir futbolcudur.

Nazmi Bilge'nin Beşiktaş'taki ilk sezonunda bir maç kadromuz
Nazmi Bilge’nin Beşiktaş’taki ilk sezonunda bir maç kadromuz

 

1955yılında Ankara'da oynanan bir maçta Nazmi Bilge'ye siyah-beyaz horoz hediye edilirken
1955 yılında Ankara’da oynanan bir maçta Nazmi Bilge’ye siyah-beyaz horoz hediye edilirken

Beşiktaş’taki ilk şampiyonlukları, 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında kazanılan Federasyon Kupalarıdır. 14 şampiyonluğumuzun ilk ikisi bu Federasyon Kupalarından gelmektedir.

 

 

Recep Adanır’ın 1959 yılında Beşiktaş’tan ayrılmasının ardından takım kaptanlığına yükselmiş ve kaptanlıktaki ilk sezonu olan 1959-1960’ta Beşiktaş Milli Lig şampiyonu olmuştur.

1960tablo

 

 

1959-1960 şampiyonu Beşiktaş
1959-1960 şampiyonu Beşiktaş

 

Aşağıdaki görüntülerde, 1960 yılında çekilen bir yeşilçam filminde, filmin başrol oyuncusuna takımı tanıştıran takım kaptanı Nazmi Bilge’dir.

 

1960 yılında, Hayat Dergisinde yayınlanan bir haberden
1960 yılında, Hayat Dergisinde yayınlanan bir haberden

 

Centilmenliğiyle tanınan Nazmi Bilge’nin, hakem Feridun Kılıç’ın elini öperken çekilen aşağıdaki fotoğraf Türk futbol tarihine geçmiş karelerden biridir.

nazmi-bilge-hakemineliniopuyor

 

 

Milli takımda da görev yapan Nazmi Bilge, 1962 yılında Beşiktaş’tan ayrılarak Altay’a transfer olmuştur. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük ve Beşiktaş’ta yöneticilik yapmıştır. Nazmi Bilge 8 Ağustos 2013 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

 

Bora Öztürk (1955-1997)

Bora Öztürk, futbolda yabancı yasağının uygulanmaya başladığı 1979-1980 sezonunun başında, Sava Paunoviç’in yerine santrafor olarak Altay’dan Beşiktaş’a transfer edilmiştir. Hamdi Serpil Tüzün’ün teknik direktörlüğünde, büyük transferlerle ve büyük umutlarla lige giren Beşiktaş, 4 derbide 3 galibiyet ve 1 beraberlik almasına, şampiyon Trabzonspor’a 2 maçta da yenilmemesine rağmen, son haftaya küme düşme tehlikesiyle girmiş ve Zonguldakspor’u 1-0 yenerek kümede kalmıştır.

1980KADRO
1979-1980 sezonu Beşiktaş kadrosu: Orta sıra; soldan 1. Genel Kaptan Süleyman Seba, 4. Bora Öztürk

1980-1981 sezonunun başında, bir önceki sezonun gol kralı Özer Umdu ile takas edilerek Adanaspor’a gitmiş, ancak beklentinin aksine, Özer Umdu Beşiktaş’ta pek başarılı olamamış, Bora Öztürk ise gol kralı olarak sezonu tamamlamıştır.

1980-bora (1)

Adanaspor’da gol kralı olduğu sezonun ardından, Bora Öztürk yeniden Beşiktaş’a getirilmiştir. 14 sezondur şampiyon olamayan Beşiktaş, 1981-1982 sezonuna Bora Öztürk’ün de golleriyle başarılı bir giriş yapmıştır. Sezonun ikinci devresinde, Miliç’in takımı 4-4-2 sistemiyle oynatmaya başlaması ve forvette Necdet-Ali Kemal ikilisini kullanmasıyla Bora Öztürk zaman zaman yedek kalmış ve Beşiktaş sezon sonunda 15 yıl aradan sonra şampiyon olmuştur.

 

1982LigSampiyonuBesikta
1981-1982 sezonu şampiyonu, Beşiktaş havuzunda poz vermiş. Ön sıra, soldan 2. Bora Öztürk

1982-1983 sezonunda ağırlıklı olarak yedek kalan Bora Öztürk, 1983-1984 sezonu başladıktan kısa bir süre sonra bu kez de Antalyaspor’a transfer olmuştur. Orada da başarılı bir sezon geçirmiş, Ali Sami Yen Stadında 0-0 biten Beşiktaş-Antalyaspor maçından sonra taraftarın tezahüratına, eliyle “seneye buradayım” anlamında işaretle karşılık vermiş ve gerçekten de 1984-1985 sezonunun başında yeniden Beşiktaş’a transfer olmuştur. 1987 yılına kadar Beşiktaş’ta kalan ve genellikle yedek bekleyen Bora Öztürk, 1985-1986 sezonunda şampiyon olan kadroda da yer almıştır.

1986genis
1985-1986 sezonu şampiyonu Beşiktaş kadrosu. Üst sıra, soldan 7. Bora Öztürk

Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğe başlayan Bora Öztürk 6 Ağustos 1997 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

Şan Ökten (1933-1987)

Camianın kaybedilen şampiyonluk sebebiyle sıkıntılı olduğu bir dönemde, yönetici arkadaşları Ergun Gökalp ve Metin Keçeli ile birlikte yeni sezon için Abant’a kamp yeri bakmaya giderken 7 Temmuz 1987’te trafik kazası geçiren ve yaralı olarak hastaneye kaldırılan Şan Ökten 24 Temmuz 1987 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

Süleyman Seba’nın kendisine sevgisini ve kaybına üzüntüsünü sıklıkla dile getirdiği Şan Ökten, Beşiktaş tarihine “Beşiktaş’ın Şehidi” olarak geçmiş ve adı Fulya tesislerimize verilmiştir.

 

 

Mehmet Üstünkaya (1935-2000)

Mehmet Üstünkaya 1935 yılında İstanbul’da doğmuştur. İki dönem Beşiktaş başkanlığı yapmış ve başkanlık dönemlerinde birçok başarıya ve ilke imza atmıştır.

Mehmet Üstünkaya ilk kez Beşiktaş’ın başarısız bir dönem yaşadığı 1973 yılında Başkan seçilmiştir. Beşiktaş tarihinde pahalı ve çok sayıda futbolcu transferi gerçekleştiren ilk başkandır. Teknik direktörlüğe Metin Türel’i getirmiş; Milic, Mesut, Necmi, Ahmet II, Lütfü, Niko gibi trasferlerle takımı güçlendirmiş ve kötü gidişe engel olmaya çalışmıştır.

Mehmet Üstünkaya’nın ilk sezonu olan 1973-1974’ü, Fenerbahçe ile şampiyonluk mücadelesi yapan Beşiktaş ikinci olarak tamamlamış, Türkiye Kupasında yarı final oynamıştır. Sezon sonunda Başbakanlık Kupasını Bursaspor’u 3-2, Cumhurbaşkanlığı Kupasını ise Fenerbahçe’yi 3-0 yenerek kazanmıştır.

 

1974 Cumhurbaşkanlığı Kupası, Kaptan Sanlı’nın ellerinde. Mehmet Üstünkaya, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün sağ yanında.

 

Mehmet Üstünkaya, 1974 Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı kupalarıyla, Metin Türel ve Sami Albayrak’ın arasında.

 

Üstünkaya’nın ikinci sezonunda Sinan ve Tezcan’ı transfer ederek pahalı transferleri devam ettiren Beşiktaş, 1974-1975 sezonunda tarihinde ilk kez Türkiye Kupasını kazanmıştır. Bu kupa aynı zamanda, büyük bir kupa kazanılmadan geçen 8 yılın ardından kazanılan ilk büyük kupadır.

İnönü Stadında Trabzonspor’u 2-0 yenerek kazanılan maçtan sonra 1974-75 Türkiye Kupası Kaptan Sanlı’nın elinde.

Basketboldaki ilk şampiyonluğumuz da 1974-75 sezonunda yine onun döneminde kazanılmıştır.

İki başarılı sayılabilecek sezondan sonra, 1975-1976’da Beşiktaş bu kez tarihinin en kötü sezonunu yaşamış, ligi toplam 5 galibiyetle bitirmiş ve son maçta küme düşmekten kurtulmuştur. Bu başarısızlığın ardından, ilk “Feda” dönemi kabul edilen “Beşiktaş İçin Bir Kibrit Çak” kampanyası düzenlenmiş ve başına Serpil Hamdi Tüzün getirilerek alt yapı hamlesi başlatılmıştır. Sonu, kendi yetiştirdiği futbolcularla şampiyonluklara uzanacak bu hamleyi başlatan da Üstünkaya yönetimidir.

Üstünkaya 1977’de başkanlığı bırakmış, yerine Gazi Akınal seçilmiştir.

1981 yılında yapılan kongre ile ikinci kez başkan seçilen Mehmet Üstünkaya, sadece Fenerbahçe’nin gözden çıkardığı Ali Kemal ve Adem’i transfer ederek, tecrübeli ve alt yapıdan gelen genç oyunculardan bir kadro oluşturmuştur. Bu kadro 1981-1982 sezonunda, tam 14 yıldır hasret kalınan şampiyonluğa ulaşarak hasrete son vermiştir.

1981-1982 şampiyonu Beşiktaş kadrosu, Beşiktaş havuzunda.

Şampiyonluğu takip eden iki sezonda, sadece 1983-1984 Türkiye Kupasında final oynanmış, büyük bir kupa kazanılamamıştır. 1984 yılında Süleyman Seba ile yarıştığı tarihi seçimi kaybeden Mehmet Üstünkaya başkanlıktan ayrılmıştır.

Seba ve Üstünkaya

Mehmet Üstünkaya’nın başkanlığı döneminde kazanılan kupalar şunlardır;

1974 Başbakanlık Kupası

1974 Cumhurbaşkanlığı Kupası

1974 TSYD Kupası

1974-75 Türkiye Kupası

1974-75 Türkiye Basketbol Ligi Şampiyonluğu

1981-82 Lig Şampiyonluğu

1983 TSYD Kupası

Mehmet Üstünkaya 3 Haziran 2000 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

 

İlker Pırlant