Cenk Koray (1944-2000)

Cenk Koray’ı ilk defa çocukluk yıllarımda, televizyondaki Hangisi Doğru (Üç Yalancı) yarışma programını sunarken tanımıştım. Ayrıca aynı dönemlerde televizyondan canlı yayınlanan Wimbledon Tenis Turnuvası maçlarını da anlatırdı, meğer tenis hakemliği de varmış. Daha sonraları TRT’de Pazar eğlence programlarını sunmaya başladı, bu programlarda yine onun sunduğu Tele Kutu adlı yarışma programı bayağı ilgi çekerdi.

Zaman içinde hasta Beşiktaşlı olduğunu öğrendik Cenk Koray’ın, bu da ona karşı bir sevgi oluşturdu bizde. O dönemlerde TRT’de bir sunucunun tuttuğu takımı belli etmesi pek hoş karşılanan bir şey değildi, kim hangi takımı tutuyor bilmezdik, bununla ilgili pek çok dedikodu olur, herkes sevdiği kimseyi kendi tuttuğu takıma yakıştırırdı. Ancak Cenk Koray bu kuralın dışındaydı, sıklıkla Beşiktaşlı olduğunu belli ederdi bir şekilde.

Bu durumla ilgili unutamadığım olaylardan biri şudur. Hem yapısı hem de sunduğu programın formatı gereği sürekli espriler yapan Cenk Koray, birgün ciddi bir yüz ifadesiyle “Benim sunduğum programlarda Beşiktaşlılığımı işime karıştırdığım söyleniyor ama bu mümkün değil. Burası TRT, buranın kapısından girdiğimizde tuttuğumuz takımı dışarıda bırakırız ve işimize asla karıştırmayız…” dedi ve programlarda nasıl tarafsız olduğunu anlattı uzun uzun.  Sonra duraksadı ve cebinden çıkardığı siyah-beyaz bereyi kafasına takarak muzip gülümsemesiyle sahneyi terk etti. Bu hareketle bizim gönlümüzü bir kez daha kazandı tabii.

w653

Cenk Koray, yine bir Beşiktaşlı olan tekvandocu İsmet Iraz ile şakalaşırken

Beşiktaşlılığıyla ilgili diğer bir anım ise 1986’da Trabzonspor’u yenerek şampiyonluğu ilan ettiğimiz maçtan sonraki Pazar programında, cebindeki maç sonuçlarının yazdığı kağıdı, heyecan ve sevinçten ellerinin titremesi sebebiyle bir türlü çıkartamamasıydı. Kendisi de stüdyoda maçı seyretmiş ve maçtan hemen sonra başlayan programda nasıl bir taraftar olduğunu belli etmişti.

Cenk Koray 1994-95 şampiyonluğunda hem televizyonda yayınlanan şampiyonluk balosunda hem de İnönü Stadında yapılan şampiyonluk kutlamalarında sunuculuk yapmıştı. Statta yapılan kutlamanın sonunda “Bu kutlamayı kaçıranlar üzülmesin, seneye burada tekrarı olacak.” demişti. Ne yazık ki öyle olmadı, bir sonraki şampiyonluk için tam 8 yıl beklemek zorunda kaldık.

Sadece taraftarlıkla kalmayan Cenk Koray 2 yıl da Beşiktaş yönetim kurulunda Basın Sözcüsü olarak görev yapmıştır.

Bu büyük Beşiktaşlının Beşiktaş’a belki de en önemli katkısı; 1956-57 ve 1957-58 Federasyon Kupası şampiyonluklarımızın lig şampiyonluğu olarak saydırılıp formadaki yıldız sayısı hesabına dahil edilmesinde oynadığı roldür. Konunun detayına vakıf değilim ama bu iş için çok mücadele edip büyük katkı verdiğini biliyorum.

Cenk Koray 1996 yılında büyük bir acı yaşadı, tek çocuğu kendi ellerinde vefat etti ve bu olaydan sonra eskisi gibi olamadı bir daha. Çevresindekilere “artık yaşamak istemiyorum” dediği söylenirdi. Hakikaten de oğlunu kaybettikten kısa bir süre sonra 23 Temmuz 2000’de, diğer bir büyük Beşiktaşlı Yusuf Tunaoğlu’nun vefatından 1 gün sonra hayata veda etti.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.